Ama hiçbiriniz bunu başaramadı. Bu yüzden hiçbiriniz o kadar değerli değilsiniz.
Kendini gözle. Kim olduğunu bul!
Dünya düşlediğin gibidir; bir aynadır. Dışarıda dünyanı bulursun, kendi kurduğun, düşlediğin dünya. Dışarıda kendini bulacaksın. Git ve kim olduğunu gör.
Bağlarından kurtul. Kendini özgür kıl. Katılaşma, direnme. Kabullen! Kim olduğunla bilinçli olarak…
Tom Waits ile 3 yıl önce tanıştık.
Bu sabah yeniden görüşmeye başladık.
-
Ne Portofino’ya gidip bir sevgili bulmuşluğum var
Ne de Stephen King’e bir hayranlığım.
-
Maden suyunun tadı nasıldır hiç bilmem,
Beyoğlu’nda tramvaya asılmışlığım da olmadı.
-
Uyumadan önce dinlediğim bazı müzik parçalarına klip çeken bir kafam vardır.
Turgut Uyar’a bağımlılığım doğrudur.
Lunaparklar güzeldir.
-
Yokuş aşağı patenle kaymaktan daima korkmuşumdur.
Baş parmağıyla işaret parmağını birleştirip,
ağzına sokarak ıslık çalanlara hep imrenerek baktım.
Bakarım.
-
Arabeski beni üzdüğü için hiç suçlamadım.
İskambil oyunlarını severim. Ama pokeri öğretmediler.
-
Bir kişilik, haydi en fazla bin kişilik
ülkemi kendim kurup kendim yıkmak isterim.
-
Çıkıp gitmeliyiz. Trabzon yaylalarına varıp dalga sarmak şart.
Otostoptan ve ayılardan korkmasaydım
çoktan yoldaydık.
-
Gece yazılan şiirle gündüz yazılan şiir arasındaki fark var bu yazıda.
Gece şiirlerinde ölümden ve aşktan bahsetmişiz hep.
Bu benim ilk gündüz şiirim.
-
Şiir bile değil.
Œdipe-roi mis en scène par Max Reinhardt au cirque Schumann à Berlin en 1910, Tilla Durieux dans le rôle de Jocaste.
Publicity picture of Nikola Tesla sitting in his laboratory in Colorado Springs with his “Magnifying transmitter” generating millions of volts. The arcs are about 7 meters (23 ft) long. (Tesla’s notes identify this as a multiple exposure photograph.)







